Kumru ile Kumru – Tahsin Yücel
Merhabalar,
Bu kitap sayesinde ilk defa Tahsin Yücel ‘in kalemiyle tanışmış oldum. Konuyu bir kenara bırakalım, yazarın anlatımını çok beğendim. Bir kere daha anladım ki Türk yazarlarımızın kıymetini daha çok bilmemiz gerekiyor. Türk yazarlara yeni, eski fark etmeksizin destek olmak gerekiyor.
Kitaba gelecek olursam Kumru karakteri beni çok etkiledi. Kumru, adı bile kendine ait olmayan, hayatı boyunca kendine ait çok az şeyi olabilmiş bir kız. Adı kendine ait değil çünkü kendinden önce ölen kardeşinin adı verilmiş Kumru’ya. Hayatı boyunca da kendini bu dünyaya ait hissettiği anlar çok nadir olmuş.
Kumru’nun hikâyesinin asıl başlama noktası evlenip ailesinden ayrılması oluyor. Bu noktadan sonra Kumru için hem bir yalnızlık duygusu hem de yabancılaşma başlıyor.
Tabii ki Kumru karakterinin de bir gelişim aşaması var. Bu gelişim aşaması da evlere temizliğe gitmesiyle başlıyor. Temizliğe gittiği evlerde gördükleri onu şaşkına uğratıyor. Televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi… Daha önce hiçbirini görmemiş, kullanmamış. Ama en çok buzdolabı onu heyecanlandırıyor. Buzdolabının her bir detayını merakla inceliyor ve kendinin de bir buzdolabının olmasını ama Tuna Hanımın buzdolabının aynısının olmasını istiyor.
Neden Tuna Hanımın buzdolabının aynısı olması için ısrar ediyor? Neden gösterilen her buzdolabını onunki değil diyerek reddediyor? Bunların cevapları kitapta saklı. Okuduğunuz zaman hem Kumru’nun ısrar etmesinin sebebini, hem de bunun ne gibi sonuçlara yol açtığını anlayacaksınız.
Daha da detaylı anlatmak geliyor içimden ama kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum.
Yorumda anlatılanların yanısıra bir sürü değişiklik oluyor, Kumru ve ailesinin hayatındaki değişiklikler onları nasıl etkiliyor? Kumru nasıl bir hayat yaşayacak? Mutlu olacak mı? Yaşananlar tüketim çılgınlığı olarak adlandırılabilir mi? Kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Bilinmeyenin yerini bilinenin aldığını düşündüğü anda, bir bilinmeyen daha dikiliyordu karşına.

