Notre Dame’in Kamburu – Victor Hugo
🏤Herkese selam! Müthiş bir eserle geldim. Mart ayı boyunca okuduğum tek eser, Fransız edebiyatından Notre Dame’in Kamburu. Okuma hedeflerimde bulunan bu kitap, iyi ki okumuşum olarak not edildi.
🏤 15. Yüzyıl Paris’inde deforme olmuş zangocu Quasimodo’nun ve onun bakıcısı Claude Frollo tarafından eziyete uğramasını, buna rağmen duygularını ifade etme özgürlüğünü araması, fiziksel çirkinliğine rağmen insan duygusunu kibarlığı ve nazik tavırlarıyla insanlarla olan savaşını anlatır. Toplumdaki güzellik algısına birebir uyan, Quasimodo’nun tam zıttı güzel çingene Esmeralda ile olan arkadaşlığı da bu duygularını açığa vurmada başrol oynar. Fiziksel çirkinlik mi, ruhun çirkinliği mi insanoğlunu rezalete, cehalete sürükler? Tüm sevdiğimiz şeyler, bir ve tek olmak yerine bir hiç olmaya mahkum mudur? Niyet, kendimize ait olunca iyi, başkasına göre ya da topluma göre kötü mü oluyor? İnancı bir ve tek olan yüce insan, kötülüğe ne kadar olay bulaşabilir? Bu soruları bir bir açıklayan, hatta dahasını anlatan muhteşem bir hikâye. İnsanların cehaleti onların düşmanı, yanlızlığı ve kaybedişi olacaktır. Dönemini çok iyi ifade eden bir eser.
🏤 Notre Dame’in Kamburu’nu çok merakla bekledim, hikâyedeki yeri tam olarak ne diye, öğrenince de pek sevindim. Başka karakterler ile konu aslı da uzatılıyor ama bağlantısı çok iyi. O dönemin Paris’i, betimlemeleri çok renkli, hatta pastel tonlarında. Notre Dame’in hikâyeye kattığı durum büyüleci bana göre. İyi dediğimiz insan iyi, kötü dediğimiz insan kötü olmuş olmuyor. Dış görünüş, iyilik için hiçbir şey. Önemli olan ruhun, içten gelen isteğin ne yönde olduğu. Farklılıklar ve inancı ama insanoğlunun yadsınamaz iyi ve kötü tarafıni anlatan bu eşsiz eseri mutlaka okuyun. Keyifli okumalar! 🤎

