Karamazov Kardeşler , Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Selamlar herkese!
Haydi gelin bugün en sevdiğim yazarın en son kitabı olan Karamazov Kardeşler ’den bahsedelim!
Karamazov Kardeşler 23 gün süren muazzam bir yolculuktu benim için ve inanın ne yazacağım, hakkında ne söyleyeceğim, nasıl bu mükemmelliği anlatacağım bilemiyorum, deneyeceğim.
Kitabı yorumlayabilmek için önce ana karakterlerden kısaca bahsedeceğim.
✨Fyodor Karamazov; şehvet ve kadın düşkünü, paragöz, çocukları ile ilgisi olmayan, alkolik ve sorumsuz bir baba.
✨Dmitri Karamazov ; evin en büyük oğlu, babası gibi şehvet düşkünü ama aşırı gururlu ve dediğim dedik biri. Babasını sevmiyor ve babası ile sorunları bir türlü bitmiyor. Baba da aynı şekilde Dmitri’den hem korkuyor hem de üstüne gitmekten çekinmiyor.
✨Ivan Karamazov; İyi eğitimli, nihilist düşünceleri ile öne çıkan, sürekli sorgulayan ve kendi içinde savaşlar yaşayan , babasına düşmanca duygular besleyen biri. Benim favori karakterim.
✨Aleksey Karamazov; evin en küçüğü, abisinin aksine inançlı ve Hristiyanlığı savunan biri.
✨Smerdyakov; Fyodor’un gayrimeşru oğlu. Ivan’a hayranlık derecesinde bağlı. Fyodor’un en güvendiği adamlardan biri. Sara hastası, iğrenç derecede zeki, kurnaz ve manipüle edebilen biri. Fyodor’a içten içe düşman.
Kitabın konusu baba ve üç oğlunun etrafında dönüyor. Baba Fyodor Karamazov ve en büyük oğlu Dmitri Karamazov aynı kadına aşık oluyorlar ve olaylar gelişmeye başlıyor. Baba Fyodor Karamazov’un ani ve şüpheli ölümü ile de işler iyice sarpa sarıyor.
Konusu çok basit görünen ve ne olabilir ki diyebileceğiniz bu kitap aslında neredeyse bir otobiyografi. Her karakter Dostoyevski’nin bir özelliğini vurguluyor.
Baba Fyodor; Dostoyevski ile aynı ada sahip ve aynı Dostoyevski gibi kumar ve şehvet düşkünü. Belki de bu yüzden kendi adını verdi baba karakterine.Dostoyevski özel hayatında babasından nefret eden biri ve aynı kitapta olduğu gibi babasını öldürmeyi düşlüyor fakat babası öldükten sonra bu düşüncesi onda derin yaralar açıyor ve hayatı boyunca bu pişmanlıkla yaşıyor.
Dmitri; Dostoyevski’nin savaş zamanındaki kendisi. Babası öldüğünde aynı Dmitri gibi tepki vermiş Dostoyevski. Hatta içten içe babaya duyduğu bu nefret Freud ve dahi birçok psikanalizciye araştırma konusu olmuş.
Ivan; Dostoyevski’nin özgürlüğü ve inançsızlığı. Bu romanları bu kadar kaliteli yazma, bu kadar iyi psikolojik tahlil yapmasına yarayan tarafı. Ivan Dostoyevski’nin en çok kendisi olduğu karakter.
Alyoşa; Dostoyevski’nin inançlı, sevginin dünyayı kurtaracağına inanan, birleşmeyi sağlayan tarafı. Orta yolu bulmaya çalışan, her zaman doğruyu savunan biri. Aynı zamanda da Dostoyevski’nin küçücükken ölen oğlunun adı Alyoşa. Kitabın en başında Alyoşa benim asıl kahramanımdır demesinin, kitabın sonunda Alyoşa ile bitirmesinin en büyük sebebi budur bence.
Kitapta Ivan’ın öyle sahneleri var ki resmen cümleler şaha kalkıyor. Öyle tahliller, öyle kendisiyle savaşlar, öyle bir anlatım var ki insan hayran kalıyor. Dmitri’nin o sert ama gururlu yanı insanı derinden düşündürüyor. Hem her karakterde kendini anlatıp roman yazan hem de kendinden yarattığı karakteri kendi içinde çarpıştırabilen bir adam bu. Muazzam bir kitap, muazzam bir anlatı, muazzam bir kurgu. Söyleyecek hiçbir şeyim yok. Müthişti. Sabaha kadar konuşabilir günlerce yazabilirim bu kitapla ilgili.
Kitaptaki antitezler, karakterler arasındaki beyinler savaşı, kitabın sonunun okuyucunun vicdanına bırakılması, felsefe, psikoloji, din, dönem modası, tabiat, sevgi, inanç, acı, delilik ve akıl ile ilgili örnekler, çıkarımlar, evlatların hepsinin bir şekilde suçlu olması, her şey birbirine müthiş bir uyumla bağlıydı.
Kendimi bildim bileli okurum. Karamazov Kardeşler hayatımda okuduğum en iyi kitaplardandı. Tam bir başucu kitabı. Siz de bu aile ile mutlaka tanışmalısınız 🙂
Sevgiler,

