Kapıların Dışında – Wolfgang Borchert
💨 Herkese selam! Borchert’ten ilk kez okuduğum bir tiyatro eseri ile geldim. Fazlasıyla etkileyici. Kasım ayına çok iyi bir giriş yaptım. Sadece bir günde bitebilecek bir kitap, kısacık ama anlamı kocaman.
💨 Kapıların Dışında, Sibirya’da 3 yıl kalan ve savaştan dönen Beckmann’ın hikâyesidir. Eskiden çöp, kabuk, toz bununan sokaklarda artık ölüler yatıyordur. Ölülerin diyarından gelen Beckmann yalnızlığıyla kalır. Ne eşi? Ne evi, ne ailesi ne de ülkesi eskisi gibi. Her yer savaş hali, soğuk ve acımasız. Beckmann, ölümü arzular. İşte bu hikâye, Beckmann’ın ölüm arzusu ve hiçliği anlatıyor. O kapının dışında, yalnız.
💨 Eser nasıl etkileyiciyse, bunu en başta bilenler bu hikâyeyi kabul etmemiş. Yıkıcı bir etki veriyor. İyi ki çevirilmiş ve bize kazandırılmış. İkinci Dünya Savaş’ının yıkıcı etkileri, toplumsal farklılık, yoksulluk ve tükenmişlik çok iyi anlatılmış. Gelin görün ki okurken şöyle diyorsunuz: Peki, şimdi ne değişti? Neden değişmiyor? Neden hala her yer enkaz, savaş halinde, sokaklarda ölüler var? Hangi yüzyıl olduğu fark etmeyen, bu dünyamızda anı bize bu kadar iyi anlatan Yıkıntı Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından biri Borchert, bilseydi günümüzü nasıl bir eser kazandırdı bize ve ne düşünürdü merak ediyorum.
💨 Nasyonal Sosyalizmin ahlaki ve fiziksel kurbanlarından biri olan Borchert’in yaşamı zor, acımasıs ve tıpkı Beckmann gibi kapıların dışındadır. Bu tiyatro eseri, ölümünden bir gün sonra sahnelenmiş ve bu böylesi anlamlı bit eser bırakmış.
💨 Beckmann’ın yakarışı, ölüm arzusu amacına ulaşmasına olanak sağlıyor mu? O kapının dışında, fakat aslında kapıların dışında kalan ne çok şey var. Seslensek duyarlar mı? Kimse cevap vermiyor mu? Keyifli okumalar! 🖤

