Orijinal Kitap Yorumu

İki Şehrin Hikâyesi – Charles Dickens

🗼 Herkese merhaba! Lise yıllarımda okumuş olduğum İki Şehrin Hikâyesi’ni tekrar okumaya karar verdim ve bu yılki hedef kitap listemdeki kitaplardan da biriydi. Eşsiz bir İngiliz klasiği. Herkesin okuması gereken bir Cumhuriyet dönemine giriş.
🗼 Fransız İhtilali’ne kucak açan bir dönemde, iki şehir Paris ve Londra. Fransız devrimine zemin hazırlayan dönemde yazılmış tarihi bir eser. Gerçek bir hayatın üzerine yazılmış bir eser olmasıyla çok çarpıcı. Okunmalı, okutturulmalı.
🗼 Adaletin olmadığı bir dönemde karakterlerimizin bazıları başkaldırıyor bazıları alkış tutuyor. Giyotinle yapılan ölümlerde alkış tutan insanların olduğu, nefretin, intikamın ve zorbalığın olduğu bir dönemde sıcak kavuşmaların, sevginin ve vicdanın da yeri çok. Sizi her türlü insani duyguya sarmalayan bir başyapıt.
🗼Kadın ve çocuk ölümlerine dair yapılan bilinmiş gerçeklik mide bulandırıcı. Okurken, “evet böyle bir dönem vardı, insanlar ne dönemler yaşadı, peki değişen ne?” diye kedinizi sorgularken buluyorsunuz. İç karartıcı, çarptırılmış bir toplumda nereli, kimin sömürgesi altında olduğunuz ve sömürge altında olan bir devlette yaşayan bir vatandaşın çığlığını duyduğunuz bir dönem..
🗼Döneme ait birçok bilgi edinmenizi sağlayan bu eser, dönemin Fransa ve İngiltere’sine geniş bir pencere açıyor. Pencereden bakarken sevdiğinin arkasından ağlayan ve suçlanan insanlar, zulme uğrayan kadın ve çocuklar, aldatan üst mertebe insanlar, yaşamda hür iradeyi kısıtlayan kanunlar, özgürlüğün silinip atıldığı hayatlar görüyorsunuz. Siz de okuyun ve pencereden izlediklerinize bir bakın. Bir de gerçek yaşantımızda pencereden dışarı bakın. Neler farklı? Keyifli okumalar! 💛

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir