Orijinal Kitap Yorumu

Leyla’nın Evi – Zülfü Livaneli

🌺 Herkese selam! Livaneli’nden bir eser okumak bu dönem çok iyi hissettirdi. En beğendiğim eserlerinden biri oldu. Leyla’nın Evi, herkese önerebileceğim bir kitap. Kısa ama içi çok zengin bir hikâye.
🌺 Leyla hanım doğduğu günden yaşlılığına kadar yaşadığı evde büyümüştür. Boğaziçi’ne bakan sahilevlerinden biri olan bu ev aslında bir konak, ve bir bölümü önceden devredilmiş. Leyla hanım ise küçük bir bölümünde yaşamaktadır. Ta ki tekrar satılıp başkasına devredilene kadar. O kadar değerli evi satın alan aile, modern Amerikan imajını yansıtma çabasındadır ve Leyla hanımı evden kovarlar. İşte hikâye burda başlıyor ya da Leyla hanımın çaresizliği mi demeliyim? Bavuluyla tek başına kalan Leyla hanım, çocukluğunu bildiği gazeteci Yusuf’un el uzatmasıyla onun evinde kalmaya başlar. Cihangir evleri, sokakları, şehrin hareketli, gürültülü ve düzensiz hali ona çok yabancı. Evini tekrar nasıl alacak? Evin yeni sahipleri Ömer ve Necla çifti bu kadar acımasızlar mı? Ömer’in babası Ali Yekta Bey, bu ev için nasıl bir rol oynuyor? Yusuf’un kız arkadaşı Rukiye ve Leyla hanım çok farklı kişilikleri ile aynı evde nasıl birlikte yaşayacaklar?
🌺 Konusu ne kadar normal görünüyor ama o kadar değerli şeylerden bahsediyor ki.. İstanbul’un tarihi, işgal edildiği ve Cunhuriyet dönemi, Boğazın ayrı güzellikleri, şehrin ayrı çekiciliğini kelimelerle yaşıyorsunuz. Sanki ordaymışsınız gibi hissettiriyor. Leyla hanım, son dönemlerde gördüğüm en etkileyici ve güçlü karakterlerden biri. Sanki bir derya.. Onun geçmişi, benzer yaşamlar ve Türklerin karma ırk, yaşam ve etkenlerini barındıran birçok bilgi ile birlikte bu hikâyeyi okumak çok keyifliydi. Bana İstanbul’u, işgal dönemini sanki yaşamışım gibi hissettirdi. Mutlaka okumanızı öneririm. 💖

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir