İnsanlığımı Yitirirken – Osamu Dazai
🌌 Herkese merhaba! Yeniden Japon edebiyatından bir eser okudum. Severek okuduğum bu edebiyatın eserleri zamanla vazgeçilmez oluyorlar. Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken adlı eseri, Dazai’den okuduğum ikinci eser ve yazara alışma eserim diyebilirim. Kalemini daha çok sevdim ve anladım.
🌌 Kendisini “yaşayan bir ceset” olarak tanımlayan Oba Yozo’nun utanç hikâyesi, İnsanlığımı Yitirirken. Yaşamında herkesi hayal kırıklığına uğratmayı başaran birinin tutanamayan, savrulma hikâyesi. Bu eser, Dazai’nin edebi intihar notu olarak adlandırılıyor. Karakter, Dazai ile bir o kadar bağlı olup, bir o kadar kopuk olması bir çelişki ama bu bilinmemezlik eseri gizemli kılıyor.
🌌 İnsanlığımı Yitirirken, okurken çok keyif aldığım bir eser oldu. Dili çok akıcı, kasvetli bir film gibi. Melankolik, kasvetli, depresif her şey bulunuyor. Bunun bilinci ile okuyun. Dönemin toplumuna dair bir bilgi birikim yuvası gibi, 1940’lı yılların Japonya’sında neden insanlar ruhsuz anlayabilirsiniz.
🌌 Bir hayat örneği, Japonya’nın en zor dönemlerinde toplumun ruhsal çöküntülüğüne değiniyor. Umutsuzluk ve tükenmişlik havasında insanların mutlu yaşaması imkansız. Bu da eserlere gerçekçi bir konu oluyor, hatta gerçek bir yaşamdan alıntı olması tüm melankolik havasını gerçekçi kılıyor. Bu kadar negatif içeriğe sahip bir kitabı, çok keyifle okumam şaşırtıcı ama karakterin çöküşünü yer yer anladım ve idrak etmek zevkliydi. Bazen ruhumuzun bu bilgilere de ihtiyacı var. Eser, anlamanın ve anlaşılmanın imkansızlığına çok iyi değinmiş. İnsan anlaşılmadığında yoktur. Fiziken var olması, var olduğunu göstermez. Ruhu ölü olan kimse zaten ölmüştür. Keyifli okumalar! 💙

