İnsancıklar – F.Dostoyevski
merhabalar! 👀
uzun zamandır dostoyevski okumamıştım ve ilk sayfalarda dahi bunun eksikliğini hissettim hemen. dostoyevski’nin yazmış olduğu insancıklar, yazarın ilk kitabı. ayrıca ilk rus toplumsal romanı olarak kabul edilmiştir. yazarın ilk eseri olmasına rağmen bu kadar güzel anlatılamazdı. daha ilk sayfalardan sizi içine çekiyor ve okurken ‘her ne kadar dili ağır da olsa’ sıkılmıyorsunuz. yazarın her eserinde olduğu gibi tabii ilkinde de acıma duygusu ön planda.
eserde orta yaşlı Makar Alekseyeviç ve öksüz genç bir kız olan Varvara Alekseyevna’nın duygu yüklü mektuplaşmalarını okuyoruz. bu iki karakter aslında birbirlerinin pencerelerini görecek kadar yakın yaşıyorlar ancak “toplum” dedikodularından kaçmak için yalnızca mektupla iletişim kuruyorlar. burada yazılan mektuplar sadece dostça, kardeşçe, bir akrabaya yazılan samimi bir mektup olabilir ama aşk duygusu çok daha ağır basıyor gibi. aynı zamanda eserde toplumun insan ilişkileri ve yoksulluk da öne çıkıyor.
yazar bu eseri yazdıktan sonra birkaç kişiye danışmış yayınlamadan önce. son götürdüğü arkadaşı kitabı çok beğenir ve Belinski’ye götürür.
Belinski kitabı okuduktan sonra “ iki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya’da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi. Rusya yeni bir Gogol kazandı. “
belki de bu eser belinski’ye gitmeseydi yazar şuan da bu kadar tanınmıyor olabilirdi. siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? kitap hakkında düşüncelerinizi merakla bekliyorum 🧡

