Gizli Bahçe
1800’lerin İngiltere’sinde küçük yaşlarından bu yana bakıcılar tarafından büyütülen Mary Lennox hikayemizin baş kahramanı. Misseltwaite Malikane’sine gönderilmeden önce ona bakanlar tarafından hatta diğer insanlar tarafından “aksi” olarak tanımlansada tüm tanımların aksine gönderildiği bu yeni yerde içindeki bambaşka Mary’i keşfedecektir.Ona bu keşfi malikanedeki gizli bahçe ile sunan yazar, doğanın iyileştirici gücünü gözler önüne sermiş.
Hikayenin ilerleyen bölümlerinde tanıştığımız Mary ile birbirlerinden habersiz diğer çocuğumuz Colin ise bir bakıma Mary ile ortak bir kadere sahip. Annesi onun doğumunda ölmüş, malikanenin efendisi babası tarafından annesinin ölümünden sorumlu tutularak bu malikaneye terkedilen Colin’e de Mary gibi hep bakıcılar bakmış.
Babasının herkesten sakladığı yaşamasını istemediği bu çocuk, hastalıklarla boğuşmaktan geçirdiği nöbetlerden muzdarip, herkesin ondan ümidini kestiği gibi o da yaşamdan ümitsiz ölmeyi beklemiş. Ta ki Mary onu bulana kadar.
Onları birleştiren gizli bahçe ortak hayalleri olurken, arkadaşlıklarını günden güne iyileştirir, bununla da kalmaz sonsuz şifasıyla hem fiziksel hem ruhsal bambaşka bir Mary ve Colin’e kaynak olur.
Kapağı gibi gittikçe renklenen hikayede yazar, kitabın alt metninin unsurlarından biri olduğunu düşündüğüm “sihir” konusunu, “düşüncelerimizin sihri” konusunu çok başarılı aktarmış. Öyle ki okurken değindiği bu noktaları onaylamadan, düşüncelerine katılırcasına başımı sallamadan edemedim.
Yaşamın formulünü bu sihir ile bulan Colin üzerinden, kendi hayatlarımızda belki de hiç farkında olmadığımız bu durumu derinden düşünmemiz için etkileyici bir örnek oluşturmuş.
Düşüncelerimizin sihri ile yazarında Colin ve Mary üzerinden vurguladığı gibi, ağzımızdan çıkan her sözcük, kendimizi tanımladığımız her şey sihir etkisinde. Hatta hayatımızdaki her duruma, her türlü nesneye özneye olan tanımlarımız bile. Kendi içimde de farkettiğim bu durum aklıma hep Nihan Kaya’nın “Kelimelerle kurduğumuz ilişki hayatla kurduğumuz ilişkiyi belirler.” sözünü getirir. Öyle değil midir gerçekten de?
Bir zamanlar bahçıvanlık ile ilgilenen yazarın, doğadan ilhamla yazdığı bu eseri okumak çok güzeldi. Çocuk karakterlerin kendi iç keşiflerine, gelişimlerine şahit olmak, ümit dolu sıcak hislerle içimi doldururken, yüzümde gülümsemeyle vedalaştık bu güzel hikaye ile❤️
Bana eşlik eden herkese çook teşekkür ederim ❤️💐

