Azil – Hakan Günday
🕯 Herkese merhaba! Yeniden bir Günday kitabıyla geldim. Diğerlerinden çok farklı ve kısa bir serüven oldu. İçim biraz ekşidi okurken, biraz da buhranlaştım. Modum karanlık oldu ama neden elimden bırakamadım yeniden? Etkilendim. Beni diğer Günday kitapları kadar etkilemedi ama ilginç bir keyif verdi.
🕯Azil, hayata yanlış zamanda gelmiş. Hayat ona yanlış bir kavram, var olma çabası onun için yok olma çabası kadar önemli değil. O bir yokovar. Derin düşünceleri, farklı huyları, kafa yapısı ve algılamasıyla o bizden değil, gözleri bile bize sanki doğrudan bakmıyor. Ailesi tarafından gerçekten seviliyor mu? Neden kırılan bir köprü var arada? Verilen çaba ne için? Azil, hastaysa eğer gerçekten bunu yenebilir mi? Hayat onun için bir anlam ifade edebilir mi, son mu bulur?
🕯Şimdiye kadar okuduğum en farklı karakterlerden biriydi Azil. Anlaması güç, farklılığıyla eşsiz. Fakat farklılık toplumlarda anlaşılması ve kabul edilmesi güç bir gerçek olarak görülüyor. Dışlamak ya da anlamamak insanların en kolay başvurduğu yöntem. Hayatımızı, görüntümüzü biz seçmiyoruz. Peki, yapabileceklerimiz ve hayattaki adımlarımız? Azil bize kendisininkini sunuyor. Değerlendirmek ve anlamaya çalışmak size kalmış. “Her şey, nereden baktığına dolayısıyla nerede durduğuna bağlıydı ya da nerede yürüdüğüne.” Keyifli okumalar! 🖤

